"Nükleerle randevumuza geç kalmayacağız"
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, Türkiyenin nükleer enerji randevusunu hep geciktirdiğini belirterek, Randevumuza bu sefer geç kalmayacağız, bunu gerçekleştireceğiz dedi.
Güler, Stratejik Teknik Ekonomik Araştırmalar Merkezi (STEAM) tarafından düzenlenen Nükleer Enerji Arenasının açılışında konuştu.
Enerji denklemini beş sütun üzerine oturttuklarını kaydeden Güler, bunların kömür, doğalgaz, hidroelektrik santralleri, yenilenebilir enerji ile nükleer enerjiden oluştuğunu söyledi.
Dördüncü sütun olan yenilenebilir enerji konusunda çok yoğun çalışmalar yaptıklarını anlatan Güler, beşinci sütunu oluşturan nükleer enerjinin, Türkiye için gerekli olduğunu ifade etti.
Ülkenin bütün kaynakları harekete geçirilse de buna ihtiyaç olduğunu belirten Güler, "Biz ayakları yere basan şekilde bunu gerçekleştirmek istiyoruz. 20-25 yıl önce bu anlamda hayat daha kolaydı. Ancak şu anda enerji çok daha farklı. Bu bir ulusal güvenlik meselesi..." diye konuştu.
Güler, Türkiyenin nükleer enerji randevusunu hep geciktirdiğini ve bu randevuyu gerçekleştirmek için siyasi kararlılıklarının tam olduğunu dile getirdi.
Güler, "Nükleer enerjiyle randevumuza bu sefer geç kalmayacağız, bunu gerçekleştireceğiz. Nükleer enerji, moda veya demode olan bir seçenek değil. Biz bunu teknolojik tercih olarak görüyoruz. Nükleer santraller, Türkiyenin teknolojik yaklaşımının bir sonucu" şeklinde konuştu.
"Aydınlarımızın çelişkili özlemleri devam ediyor" Hilmi Güler, petrol fiyatlarındaki yükselişe de dikkati çekerken, aşırı petrol fiyatlarına dayanabilmek için, mutlaka yeni alternatiflerin ortaya çıkarılması gerektiğini, nükleerin de bu anlamda önemli olduğunu vurguladı.
Nükleer enerjiye ilişkin eleştirilere işaret eden Güler, "Aydınlarımızın çelişkili özlemleri devam ediyor. Hem bir yandan küresel ısınma olmasın diyorlar, hem petrol fiyatları yüksek olmasın diyorlar hem de ucuz elektrik kullanalım diyorlar. Ama bunların hepsi bir arada olmuyor" görüşünü aktardı.
Küresel ısınmaya karşı nükleer enerjinin pozitif bir katkısı olacağını ifade eden Güler, Türkiyede riski minimize ederek ve gerekli tedbirler alınarak nükleer enerjinin kullanılması gerektiğini söyledi.
Dünyadaki nükleer santrallere değinen Bakan Güler, "15 yıl boyunca Çin, elektrik üretim kapasitesini 5 kat artıracak. Hindistanda 2022ye kadar 8 kat, 2052ye kadar da 75 kat artacak. Dolayısıyla biz de bu yarışa tabii ki jeotermal, yenilenebilir enerjiyi göz ardı etmeden katılmalıyız" dedi.
Güler, Türkiyenin şu anda nükleer enerjiye geçmeye hazır olduğunu, takvimin zamana uygun şekilde yürüdüğünü ifade etti.
Nükleer enerjiye ilişkin yasayı çıkardıklarını ve bu yasanın özel sektörü teşvik ettiğini belirten Güler, isteyen yatırımcının şu anda da gidip bunu yapabileceğini, belirlenen yerin hazır olmak üzere olduğunu kaydetti.
Nükleer enerjiye "bir anlık" bakmadıklarını, bunun milli politikanın vazgeçilmez bir parçası olduğunu ifade eden Güler, nükleer enerjiyi tamamen sivil amaçla elektrik üretmek üzere istediklerini aktardı.
"Oradaki uranyum zenginleştirmesi değil..."
Bakan Güler, Nükleer Enerji Arenası sırasında gazetecilerin sorularını da yanıtladı.
Uranyum zenginleştirmesi ile ilgili sorular üzerine Güler, "Bu ifadeyi değiştirelim. Oradaki uranyum zenginleştirmesi değil, yakıt tesisi. İkisi arasında çok büyük fark var. Oradaki çalışmalarımız enerji ağırlıklı ve elektrik enerjisi üretmek üzere yakıt tesisinin kurulması yönünde. Bu konuda zaten önceden başlayan faaliyetlerimiz var, bunlar sürüyor. Yaptığımız çalışmalar tamamen enerji üretime ile ilgili" dedi.
Yakıt üretimi için zenginleştirme faaliyetinin söz konusu olup olmadığı sorusuna da Güler, "Zenginleştirme genellikle bu enerjinin dışındaki amaçları ifade eden bir kelimedir. Bizim şu anda sürdürdüğümüz çalışmalar elektrik enerjisi üretmek üzere yani enerji sahasında ve sivil amaçlı olarak bu çalışmaları sürdürüyoruz" yanıtını verdi.
İlk nükleer tesiste kullanılacak yakıtın ithal olacağını belirten Güler, "Bu arada biz kendi uranyum rezervlerimizi de uranyum minerallerini de işliyoruz. Çalışmalarımızı sürdürüyoruz, ancak bizim ilk anda alacağımız yakıt ithal olacak. Daha sonra yakıt tesisini teknoloji transferi ile kurduğumuzda kendi milli kaynaklarımızı burada kullanma imkanımız olacak" şeklinde konuştu.
Türkiyenin, radyoaktif atıkların güvenli bir şekilde yok edilmesine ilişkin anlaşmaya taraf olup olmayacağının sorulması üzerine Güler, "Gayet tabii üye olmadıklarımıza üye oluyoruz. Biz Uluslararası Atom Enerjisinin kurucu üyesiyiz. Bizim hassasiyetimiz pek çok ülkeden daha fazla. Nükleer atık ve çevre bilinci konusunda çok yoğun bir bilinç düzeyimiz var" diye konuştu.
Hilmi Güler, Global Nükleer Enerji Ortaklığına (GNEP) üyelik teklifiyle ilgili olarak da dün bu konuda önemli bir görüşme yaptıklarını ve GNEPe şu anda aktif gözlemci olduklarını ve bunu eylül ayına kadar sürdürmek istediklerini ifade ederek, "Biz bu noktaya olumsuz bakmıyoruz. Ancak, aktif gözlemci olarak bir süre devam etmeyi uygun buluyoruz" dedi.
<