"Çanakkale'nin altında 15 ton patlayıcı var"
Haluk Oral, 20 yıldır topladığı belgeler ışığında yazdığı ‘Arıburnu 1915’ kitabında Çanakkale Savaşıyla ilgili bilinmeyen gerçekleri CNN TÜRK Karalama Defteri editörü İhsan Yılmaz’a açıkladı.
Arıburnu 1915te, özellikle, İtilaf Kuvvetlerinin çekilirken Türklerin saldırma ihtimaline karşı açtıkları lağımları patlayıcılarla doldurduklarını anlatan bölüm dikkat çekiyor.
Oldukça derin kazılan lağımlara patlayıcılar dolduruluyor ve lağımların ancak Türklerin saldırıya geçmesi durumunda, verilecek emirle patlatılması kararlaştırılıyor.
Haluk Oral, Avustralya kaynaklarına dayanarak Yükseksırtta üç tünelde toplam 3,5 ton, Pope Tepesinde 0,25 ton, Bombasırtında iki tünelde toplam 1 ton, Boyunda dört tünelde toplam 3,5 ton, Kanlısırtda iki tünelde toplam 0,5 ton, Kırmızısırtda beş tünelde toplam 6,5 ton patlayıcı bulunduğunu iddia ediyor.
Bu miktarlar kraliyet tonu olup bizim kullandığımız tona çok yakın (1 kraliyet tonu=1,016 metrik ton).
Yükseksırtta açılanlar dışında bu lağımların patlatılmadığını söyleyen Oral’a göre İtilaf Kuvvetlerinin Birinci Dünya Savaşı sonunda yarımadayı işgal ettikleri sırada patlayıcılarla ilgili çalışma yaptığına dair bir bilgi de yok.
Dolayısıyla patlayıcıların yerleştirildikleri gibi durma olasılığı, başka bir deyişle her an patlama olasılığı çok yüksek.
Oralın serüveni bir matarayla başladı Matematik profesörü, Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi Haluk Oral aynı zamanda bir tarih ve edebiyat tutkunu.
Oral imzalı kitaplar, yazılı belgeler, tarihi objeler biriktiriyor. Onu diğer koleksiyonerlerden ayıran özelliği ise biriktirmekle sınırlı kalmayan merakı; topladığı belgelerden yola çıkarak olayların neden sonuç ilişkilerini araştırıyor.
Çanakkale Savaşları ile ilgili belge ve obje toplamaya 20 yıl önce bir yolculuk sırasında Çanakkaleden geçerken aldığı bir matara ile başlamış.
Orada ölmüş bir Anzak askerine ait mataranın üzerindeki isimden yola çıkarak Avustralyalı asker Nettletonın hikayesini öğrenmiş. Ardından, bugün birçoğunun adı unutulmuş Türk askerlerinin öyküleri çıkmış ortaya.
Haluk Oral bu 20 yıllık araştırmanın sonunda biriktirdiği belgesel öyküleri Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları arasında çıkan ‘Arıburnu 1915’ adlı kitapta biraraya getirdi.
"Çanakkale direniş azmi verdi" Zafer Toprak kitabın önsözünde “Kitapta yer alan bağımsız öykücükler, dünü anlamakta bizlere makro tarihin göremediği önemli ipuçlarını, mikro tarih anlayışıyla sunuyor. Tarihin ayrıntılarda gizli yönünü, ayrıntının bütünü kurgulamaktaki işlevini kanıtlıyor. Haluk Oral’ın yirmi yılı aşkın bir süredir devam eden tutkusunun ürünü olan bu eser, farklı bir perspektifle dar bir sahil şeridinin tarihin akışını nasıl değiştirebileceğini bir kez daha gösteriyor, Cumhuriyet Türkiyesine yönelen bir kimlik arayışında, kitlelere direniş azmi vermede 25 Nisan-20 Aralık 1915in oynadığı kilit rolü tüm ayrıntılarıyla sergiliyor" satırlarıyla ‘Arıburnu 1915’in önemini vurguluyor.
Oralın iğneyle kuyu kazarcasına derlediği belge, obje ve hatıratların ürünü olan kitap, klasik bir tarih çalışması veya bir harp tarihi incelemesi değil.
Odak noktasında Çanakkale Savaşının can alıcı bölümlerinden birini oluşturan Arıburnu Savaşlarından insan manzaraları yer alıyor.
Hareket noktasını kimi zaman üzerindeki kan lekeleri hâlâ görülebilen bir harita, kimi zaman Çanakkaledeki bir eskiciden bulunup satın alınmış ve üzerinde sahibinin adı yazan bir matara oluşturuyor.
Aynı anda İngilizce olarak da yayımlanan kitapta Atatürkün el yazısı hücum emrinden savaşın şiddetini gösteren havada çarpışmış mermilere kadar varan görsel malzemeye, yerin altında patlamayı bekleyen 15 ton patlayıcıdan Plevne Ryanın ilginç hayat hikayesine kadar pek çok renkli bölüm yeralıyor.
1877-78 Osmanlı-Rus Savaşında, Plevne Muhasarasında Gazi Osman Paşanın yanında Osmanlı Ordusunda savaşmışken 1915’te bu kez Çanakkale’de Türk askerlerine karşı savaşan Dr. Charles S. Ryanın, Kanlısırttan giden tohumlardan yetiştirildiği için Avustralyada neredeyse kutsal sayılan ağaçları ‘Arıburnu 1915’in duygusu en yüksek bölümleri arasında.
<