Manganez tartışması kontrolden çıktı
DHA
Manganez madeninin, arıcılığa vereceği zararların yanı sıra çocuklarda zekâ geriliğine, yetişkinlerde sapıklığa varacak cinsel saldırganlıklara da yol açacağı öne sürüldü.
Marmarisin çam balı ile ünlü Osmaniye Köyünde manganez madeni araştırması için Neslişah Şirketine verilen iznin iptali istemiyle açılan dava kapsamında, Muğla İdare Mahkemesinin, davalı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının savunması alındıktan sonra verilecek yeni bir karara kadar yürütmeyi durdurmasına rağmen, maden tartışmaları bitmedi.
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Fethi Doğan, maden çalışanlarında üç- dört ay içinde zeka geriliği ve cinsel saldırganlık görüleceğini iddia etti.
İlçenin iki yerel televizyon kanalından Marmaris TVnin Mares Otelinde düzenlediği açık oturumda konuşan Doğan, manganezin insan sağlığı üzerindeki etkilerini dile getirdi.
Osmaniye ve civarındaki 15 kilometrekarelik alanda köyün coğrafi yapısı, su kaynakları ve insan nüfusu üzerinde incelemelerde bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Doğan, Osmaniyenin maden işletilmesi açısından son derece tehlikeli bir yer olduğunu tespit ettiğini belirtti.
Prof. Dr. Doğan, çeşitli yollarla insan vücuduna girecek manganezin, çocuklarda geri zekalılığa, yetişkinlerde ise nörolojik, psikolojik ve fiziksel rahatsızlıklar ile sapıklığa kadar varacak cinsel saldırganlıkların ortaya çıkmasına sebep olacağını kaydetti.
Prof. Dr. Doğan, şunları söyledi:
"Dünyada yapılmış pekçok araştırma var. Manganez, toprağa, havaya suya karışır, ota, ete geçer, dolaşır insana gelir. Madenden kalkan tozlar, durgun havada 5 kilometre, rüzgarlı havada 15 kilometrekare mesafe içindeki insanlara mutlaka bulaşır.
Manganez, her insana lazım, manganezsiz sağlık olmaz. Beyin sisteminin, hormonların hazırlanması gibi birçok şey için gerekli ama optimal seviyede, belirli bir miktarda alınması şartıyla.
Fazlası kan, beyin barajını geçer, beyinde toplanır. Fazla manganez insan sağlığını olumsuz etkiler. Maden çalışanlarında 3- 4 ay içinde olumsuzluklar görülmeye başlar. Çevre halkında görülmesi ise 20 yıla kadar uzayabilir."
"Çocukta zeka geriliği yaratır"Sıvı yoluyla insan vücuduna giren fazla manganezin çocuklarda zeka geriliği yaratacağını da belirten Prof. Dr. Doğan, bu etkinin önce çocukları saracağını, okul başarılarının düşeceğini belirtti.
Doğan, "Zeka seviyesi 70in altında olan çocuk grubunda iki, üstün zekalı çocukların zekasında 2.5 misli azalmaya yol açtığı bilimsel olarak tespit edilmiştir" dedi.
Prof. Dr. Doğan, manganezin genel insan sağlığına etkilerini ise şöyle anlattı:
"En başta nörolojik etkileri vardır, yani sinir sistemini etkiler. Baş ağrısı, halsizlik, bacaklarda dermansızlık başlar. Parkinsona benzer bir tabloyla karşılaşırız. İnsanın dili titremeye başlar, kafası, kolu bacakları, kasları sertleşir.
Yürürken beden geriye doğru, kollar içeriye doğru kaykılır, kişi arkaya doğru yürüyormuş gibi görünür. Karşıdan gelirken görürsünüz, Parkinsonlu geliyor dersiniz. Ama gelen parkinson hastası değil, madenden etkilenmiş biridir. Fazla manganez, psikolojik sorunlar da yaratır.
Kişi, gereksiz yere ağlar, gereksiz yere endişelenir. Ağzında tükürük birikmeye, dengesizleşmeye başlar, karakter değişikliği yaşar. Cinsel yönden saldırganlaşır. Bakarsınız sapık insanlar türemiştir. Fiziksel etkileri de olur.
Teneffüs yoluyla alındığında ya akciğeri vurur, zatürree hastalığı oluşturur. Bilinen zatürreeden farkı vardır, tedavi edilemez. Antibiyotiklere cevap vermeyen bir türdür."
Madenciliğin ağaca, kuşa, böceğe, arıya, bala, turizme de insana da zarar verdiğini, maden açarak toplumu, geri zekalı çocuklar yetiştirmeye mahkum etmemek gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Fethi Doğan, Yunanistanda böyle bir madenin çocuklarda zeka geriliği yarattığının saptandığını ve madenin kapatıldığını söyledi.
Prof. Dr. Doğan, "Torunlarınızı, çocuklarınızı düşünün. Böyle bir cennette kimse manganez çıkarmaya kalkışmasın" dedi. Salonda bulunanlardan alkış alan Prof. Dr. Doğana, madenin ortaklarından pratisyen doktor Recai Çanakçı tepki gösterdi, bilimsel konuşmamakla suçladı. Prof. Dr. Doğan, "Açın kitaplara bakın, literatürü tarayın, bilimsel konuşun, bilimsel yolu kullanın" diye yanıt verdi.
<